- Hakkımda
-
Tedavi Alanları
Tedavi Alanları
- Psikiyatrik Bozukluklar
- Medya
- Blog
- İletişim
- Randevu Al
-
PsikiyatriTerapiler
Akran Zorbalığı ile Mücadele: Gençlerin Psikolojik Sağlığını Korumak
Prof. Dr. Sebla Gökçe
Akran Zorbalığı nedir?
Akran zorbalığı, güçlü olanın güçsüze karşı bilerek ve planlı bir şekilde tekrarladığı, fiziksel ya da sözel olarak yapılan olumsuz davranışların hepsini kapsar. Lakap takma, dalga geçme, dışlama, dedikodu çıkarma, iftira atma, rahatsız edici bakışlar, eşyaları saklama veya fiziksel olarak zarar verme gibi örneklerle karşımıza çıkar. İngilizcede “bullying” olarak geçen bu kavram, dünya genelinde okul çağındaki çocuklar arasında oldukça yaygın. Araştırmalara göre, dünya genelinde her 10 çocuktan 1 ila 5’i zorbalığa maruz kalıyor.
Akran zorbalığının çocuklar üzerindeki etkileri nelerdir?
Zorbalığın çocuklar üzerindeki etkileri yalnızca kısa vadede değil, hayat boyu sürebilir. Ruh sağlığı alanında çalışan uzmanlar, çocukken yaşanan zorbalığın yetişkinlikte kalıcı ve zorlu etkiler bırakabileceğini sıklıkla gözlemler. Zorbalığın çocuklar için ciddi bir travma olduğu, sadece okul yıllarında değil, hayat boyu olumsuz etkiler yarattığı ve toplumsal sağlığı da etkilediği bilinir. Eğer zorbalık durdurulmazsa, çocukların fiziksel ve zihinsel gelişimi zarar görebilir ve bu hasar kalıcı olabilir. Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda; karın ağrısı, mide bulantısı, baş ağrısı, baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkabiliyor, fiziksel belirtilerin yanısıra içe kapanma, enerji düşüklüğü, düşük benlik saygısı, korku, çekingenlik, gerginlik, öfkelilik, kendine zarar verme gibi depresif ve kaygılı ruh hali belirtileri sıkça gözlemliyoruz. Üstelik bu süreçten sadece zorbalığa uğrayan çocuk değil, zorbalık yapan ve buna tanıklık eden çocuklar da olumsuz etkilenebiliyor. Araştırmalar, zorbalığın tüm taraflar üzerinde ciddi etkiler bıraktığını gösteriyor.
Akran zorbalığı nasıl önlenebilir?
Akran zorbalığı, yetişkinlerin mutlaka fark etmesi ve önlemesi gereken bir konu. Çocuklarda başkasının duygularını, düşüncelerini hissedebilme yetisi, yani empati, ergenlik dönemine doğru gelişmeye başlar. Bu yüzden ergenlik öncesi ve erken ergenlik dönemlerinde çocuklar birbirlerine daha acımasız davranabilir. Dolayısıyla, zorbalığı önlemek, ebeveynlerin, öğretmenlerin ve okul yönetiminin sorumluluğundadır. Zorbalığa uğrayan çocuklar genellikle yalnız hissettikleri, korktukları ve özellikle de zorbalık yapan kişinin kendilerine daha fazla zarar vereceğinden çekindikleri için yaşadıklarını kimseye anlatamaz. Bu da durumu daha ciddi ve kalıcı hale getirir. Zorbalık yapan çocukların ise bu davranışları durdurulmalıdır çünkü çoğu zaman ne yaptıklarını veya bu davranışların sonuçlarını düşünmeden hareket ederler.
Zorbalık herhangi bir biçimde ortaya çıktığında, buna tepki göstermemek, bu davranışın tekrarlanma ihtimalini artırır. Çocukların okul ortamında kendilerini güvende hissetmeleri için, yetişkinlerin onları dinleyeceklerini ve zorbalığa karşı tolerans göstermeyeceklerini bilmeleri önemlidir. Zorbalığı önleme konusunda tüm okul çalışanlarına, ailelere ve topluma önemli sorumluluklar düşer.
-
A:
Barbaros mahallesi, Karanfil sokak, Varyap Meridian Sitesi, İlbank karşısı, Villa 11, 34746 Ataşehir/İstanbul

Bültene Katıl
Haber almak için bültenimize kayıt olun
Çerez Politikası
Size daha iyi hizmet sunabilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi kullandığınız sürece Veri Politikamızı kabul etmektesiniz.