Çocuklarda ve Ergenlerde #Şiddet: Psikolojik ve Çevresel Etkiler

Yazar

Prof. Dr. Sebla Gökçe

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şiddet; insan sağlığı, yaşamı, gelişimi veya onuru açısından fiziksel ya da duygusal zarar verme riski taşıyan her tür kötü muameleyi kapsar. Bu tanım, cinsel istismar, ihmal veya ihmalkar davranışları da içerir. Şiddetin türleri arasında fiziksel şiddet, alay etme, lakap takma, aşağılama ve küçük düşürme gibi eylemleri içeren psikolojik şiddet, tecavüz, pornografi, seks turizmi, kölelik, alıp satma ve kaçırma gibi eylemleri içeren cinsel şiddet ve terk etme, tehlikeli işlere maruz bırakma, yoksun bırakma gibi durumları içeren ihmal yer alır.

Şiddet eğilimi hangi yaşlarda ve nasıl başlar? 

Çocuklarda şiddet eğilimi 1,5-2 yaş civarında başlayabilir. Bu yaşlarda, çocuklarda vurma gibi davranışlar görülebilir. İstediği olmadığında veya engellendiğinde vurma eğilimi gösteren çocuklar, çoğunlukla evde şiddete tanık oldukları veya şiddet gördükleri için değil, kendini ifade etmenin sağlıklı yollarını henüz öğrenmedikleri için bu tür dürtüsel tepkiler verebilir. Aslında erişkinlerde gözlenen şiddet eğilimi de ilkel tepkilere dayanan, gelişimini tamamlamamış davranışlar olarak değerlendirilebilir. Araştırmalar, şiddetin çoğunlukla engellenmişlik hissi ve haksızlığa uğrama düşüncesi ile ilişkili olduğunu göstermekte.

Hangi bireyler şiddet eğilimine yatkınlık göstermektedir? 

Şiddet eğilimi; genetik, psikolojik, sosyal ve çevresel etkenlerden etkilenir. Öfke ve agresyon duygusunun daha baskın olduğu, duygu kontrolü ve dürtü denetimi zor olan bireylerde şiddet eğilimi daha yüksek olabilir. Ayrıca başkalarının duygularını hissedememe yani affektif empati eksikliği, bu eğilimi artırır. Bu bireysel özellikler genetik olarak aktarılabilir ve çevre etkisiyle şekillenir. Öfkenin kontrolsüzce ifade edildiği bir çevrede büyüyen bireylerde de şiddet eğilimi daha fazla olabilir.

Evde ya da toplumda şiddete maruz kalan çocukların sosyal dünya algısı etkilenir ve güven duyguları zedelenir. Araştırmalar, şiddet uygulamanın çocuğun kendisini güvende hissetmek için başvurduğu bir başa çıkma yöntemi olduğunu ve saldırgan davranışların normalleşmesi ile durumun daha kalıcı hale geldiğini gösterir. Şiddete maruz kalan çocukların ileride şiddet uygulama olasılığı daha yüksektir. Şiddet eğilimi olan ergenlerde yapılan çalışmalar, bu ergenlerin güvene dayalı yakın arkadaş ilişkileri kurmakta zorlandıklarını ve arkadaşları tarafından daha az sevildiklerini gösterir.

Ekran,internet kullanımı çocuklar ve ergenlerde şiddet eğilimini artırır mı ? 

Ekran karşısında aşırı zaman geçirmek, çocuğun sosyal bilişini ve empati becerisini olumsuz etkiler. Gerçek ilişkilerden uzak, soyut ve hayali dünyalara kapılan çocuklarda başkalarının duygularını anlama ve hissetme yetisi geri kalır veya gerileyebilir. Diğer insan veya hayvanlarla sevgi ve güven gibi duygularla bağ kurmayan çocuklar, topluma yabancılaşır ve başkalarına zarar verme eğilimleri artabilir.Dünya Sağlık Örgütü’ne göre şiddet; insan sağlığı, yaşamı, gelişimi veya onuru açısından fiziksel ya da duygusal zarar verme riski taşıyan her tür kötü muameleyi kapsar. Bu tanım, cinsel istismar, ihmal veya ihmalkar davranışları da içerir. Şiddetin türleri arasında fiziksel şiddet, alay etme, lakap takma, aşağılama ve küçük düşürme gibi eylemleri içeren psikolojik şiddet, tecavüz, pornografi, seks turizmi, kölelik, alıp satma ve kaçırma gibi eylemleri içeren cinsel şiddet ve terk etme, tehlikeli işlere maruz bırakma, yoksun bırakma gibi durumları içeren ihmal yer alır.

Şiddet eğilimi hangi yaşlarda ve nasıl başlar? 

Çocuklarda şiddet eğilimi 1,5-2 yaş civarında başlayabilir. Bu yaşlarda, çocuklarda vurma gibi davranışlar görülebilir. İstediği olmadığında veya engellendiğinde vurma eğilimi gösteren çocuklar, çoğunlukla evde şiddete tanık oldukları veya şiddet gördükleri için değil, kendini ifade etmenin sağlıklı yollarını henüz öğrenmedikleri için bu tür dürtüsel tepkiler verebilir. Aslında erişkinlerde gözlenen şiddet eğilimi de ilkel tepkilere dayanan, gelişimini tamamlamamış davranışlar olarak değerlendirilebilir. Araştırmalar, şiddetin çoğunlukla engellenmişlik hissi ve haksızlığa uğrama düşüncesi ile ilişkili olduğunu göstermekte.

Hangi bireyler şiddet eğilimine yatkınlık göstermektedir? 

Şiddet eğilimi; genetik, psikolojik, sosyal ve çevresel etkenlerden etkilenir. Öfke ve agresyon duygusunun daha baskın olduğu, duygu kontrolü ve dürtü denetimi zor olan bireylerde şiddet eğilimi daha yüksek olabilir. Ayrıca başkalarının duygularını hissedememe yani affektif empati eksikliği, bu eğilimi artırır. Bu bireysel özellikler genetik olarak aktarılabilir ve çevre etkisiyle şekillenir. Öfkenin kontrolsüzce ifade edildiği bir çevrede büyüyen bireylerde de şiddet eğilimi daha fazla olabilir.

Evde ya da toplumda şiddete maruz kalan çocukların sosyal dünya algısı etkilenir ve güven duyguları zedelenir. Araştırmalar, şiddet uygulamanın çocuğun kendisini güvende hissetmek için başvurduğu bir başa çıkma yöntemi olduğunu ve saldırgan davranışların normalleşmesi ile durumun daha kalıcı hale geldiğini gösterir. Şiddete maruz kalan çocukların ileride şiddet uygulama olasılığı daha yüksektir. Şiddet eğilimi olan ergenlerde yapılan çalışmalar, bu ergenlerin güvene dayalı yakın arkadaş ilişkileri kurmakta zorlandıklarını ve arkadaşları tarafından daha az sevildiklerini gösterir.

Ekran,internet kullanımı çocuklar ve ergenlerde şiddet eğilimini artırır mı ? 

Ekran karşısında aşırı zaman geçirmek, çocuğun sosyal bilişini ve empati becerisini olumsuz etkiler. Gerçek ilişkilerden uzak, soyut ve hayali dünyalara kapılan çocuklarda başkalarının duygularını anlama ve hissetme yetisi geri kalır veya gerileyebilir. Diğer insan veya hayvanlarla sevgi ve güven gibi duygularla bağ kurmayan çocuklar, topluma yabancılaşır ve başkalarına zarar verme eğilimleri artabilir.

Paylaş